• Vergi Ofisi
    • Hasan BOZKURT' un Sayfasına Hoş Geldiniz.
    • Vergi Ofisi
    • Hasan BOZKURT' un Sayfasına Hoş Geldiniz.
    • Vergi Ofisi
    • Hasan BOZKURT' un Sayfasına Hoş Geldiniz.

İktisadi İşletmeye Dahil Taşıtların Satışında Kasko Değeri


İKTİSADİ İŞLETMEYE DAHİL TAŞITLARIN SATIŞI VE KASKO DEĞERİYLE İLGİLENDİRİLMESİ

                                                                   
                                                                     Hasan BOZKURT
                                                                  



      492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 43.maddesinde; taşıt alım satımlarında Noterlerin alacağı harçlara esas alınacak değerin KASKO değeri olacağı hükme bağlanmıştır.


      Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi açısından ise, Harçlar Kanununun bu maddesi dayanak alınarak satış hasılatı ya da KDV açısından matrah olarak KASKO değeri alınmamaktadır. Ancak, Vergi İdaresi vergi uygulamalarında bir ölçü olarak KASKO değerini dikkate almaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki sadece KASKO değeri esas alınarak tarhiyat yapılmamaktadır. Sadece KASKO değeri esas alınarak tarhiyat yapılmış ise bu tarhiyat usulsüzdür. 


      Maliye Bakanlığının düzenlemelerinden anlaşılan araç alım satımlarında öncelikle alım-satıma konu aracın gerçek satış bedelinin gösterilmesidir. Mükellefler tarafından gösterilen satış bedelinin emsallerine göre bariz bir şekilde düşük olması halinde, idarece gerçek satış bedelinin tespiti yoluna gidilecektir. Bu tespit sırasında KASKO değerinin yanında, diğer unsurların da ( Meslek odalarından bilgi alınması, alıcının ve satıcının banka hesaplarının araştırılması, alıcı ve satıcının defter kayıtlarının incelenmesi, alıcı ve satıcının ifadeleri v.b. ) dikkate alınması gerekmektedir.


      Eğer mükellefler alım satım bedeli olarak gerçek satış bedelini gösterirlerse böyle bir sorun ortaya çıkmayacaktır.Bu sorun gösterilen satış bedelinin emsallerine göre bariz bir şekilde düşük olmasından kaynaklanmaktadır ve sorun bariz düşüklük kavramı üzerinde odaklanmaktadır. Bariz sözcüğünün anlamı belirgin demektir. Belirginliğin de mutlak bir ölçüsü olamaz takdire bağlıdır. Elbette bu takdir de tek taraflı olmaz, toplum tarafından da kabul görmesi, akla yatkın olması gerekir. Vergi uygulamalarında her şey yazılı olmaz, bazı konular idarenin takdirine göre şekillenir.


      Ör: Takdir Komisyonlarındaki matrah takdiri, Uzlaşmalarda istisnai durumlar dışında belli oranda ( konuyla ilgisi olanlar bilir ) indirim yapılmakta uzlaşmada % X ‘ e kadar indirim yapılacak diye yazılı olmaması gibi. Ama bu takdirler genellikle ( istisnalar olabilir ) mükellef lehine kullanılır.


      Kamuoyunda ve meslek camiasında alım satımı yapılan taşıtın satış bedelinin KASKO değerinin % 70’ inden az gösterilmemesi gerektiği şeklinde algılanma olayına açıklık getirmek gerekir.Mevzuatta % 70 diye bir oran yoktur.Ancak,Vergi İdaresinin uygulamalarında bariz düşüklük ölçüsünde bu oran vardır. Bariz düşüklük kapsamına % 70’ de girer, % 50 de girer.Elbette her görevli kendi isteğine göre benim bariz düşüklüğüm bu diyemez derse kendini riske atmış olur.Vergi İdaresinin Türkiye genelinde uygulama birliği içerisinde olması gerekir.Vergi İdaresi; hem Devletin hem de mükelleflerin haklarını, hukukunu gözetmek durumundadır. Vergi İdaresi taşıtın alım satım bedeli olarak KASKO değerinin % 70’ inden az gösterilmemesini, yani satış bedelinin en fazla % 30’ a kadar düşüklük gösterebileceğini esas alması, bu düşüklüğü makul karşılarım ( piyasa koşulları vb.  nedenlerden dolayı böyle bir tolerans tanımıştır ) demekle, mükelleflerin aleyhine bir tavır takınmamış olduğunu gösterir.


      Ör: Satışı yapılan taşıtın KASKO değeri 40.000,00 TL olsun. Bu taşıtın alım satım değerinin (40.000,00 X 0,70 =) 28.000,00 TL ve üzerinde gösterilmesine karşı ( piyasa koşulları vb. nedenlerden dolayı ) hakkında bundan dolayı herhangi bir işlem yapmayacağım demektedir.Vergi İdaresi % 70’ in altında gösterirsen hiçbir işlem yapmadan KASKO değerinin % 70’ i ( örneğimizde 28.000,00 TL ) üzerinden cezalı vergi salacağım da dememektedir. Taşıtın satış değerini KASKO değerinin % 70’ inin altındaysa çeşitli araştırmalara girişerek gerçek satış bedelini bulup ona göre işlem yaparım demektedir. Bazı vergi görevlileri % 50 veya daha düşük oranları alırsa bence o görevliler İdarenin tanımış olduğu genel toleransı bir yana bırakıp mükellefler lehine Devlet aleyhine kendi keyfine göre belirlediği bir tolerans oranı uygularsa kendini riske atmış olur.Bu durum mükelleflerin işine uygun düştüğü için mükellefler tarafından sorun yaratılmaz.Ancak, Maliyenin yöneticileri ve denetim görevlileri bunu her zaman sorgulayabilir ve o görevli hakkında yaptırım uygulayabilir.


      Ayrıca, bir hususu da özellikle belirtmek gerekir. Satış bedelinin bariz düşüklük gösterip göstermediği ve bununla ilgili Vergi İdaresi işleminin alım – satım işlemi sırasında değil sonradan yapılması gerekir. Başka bir anlatımla mükellefe alım-satım işlemi sırasında satış değeri düşük gösterilmiş, işlemin olmaz,işlemini yapmayız demek doğru olmaz ve böyle bir keyfilik olursa memur suçları konusuna girer. Ancak, mükellefe satış değerinde bariz düşüklük olduğu belirtilerek uyarılması mümkündür.


      Bu konuyla ilgili birçok mukteza, yargı kararı, 170 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ve 1994/2 Sıra No.lu Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi bulunmaktadır. Söz konusu genel tebliğde başka konular da bulunduğu için sadece bu konumuzla ilgili bölüm aşağıya alınmıştır.

      170 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğin İlgili Bölümü:
      D - MOTORLU TAŞITLARIN SATIŞINDA ESAS ALINACAK BEDEL :

      Bilindiği gibi, 3689 sayılı Kanunla Harçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesine eklenen fıkrada, "Motorlu kara taşıtları ile ilgili alım, satım ve taahhüt işlemlerinde gösterilecek değer; işleme konu olan taşıtın cinsi, markası, modeli, tipi ve yaşı itibariyle Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nce tespit edilen ve işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan kasko sigortasına esas değerinden aşağı olamaz. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nce düzenlenen listelerde yer almayan eski model taşıtların asgari değeri; o taşıtların listede yer alan en eski modelleri için belirlenen değerinden, her model yılı için % 10 indirim yapılmak suretiyle tespit edilir. Birlikçe düzenlenen listelerde yer almayan taşıtların değerleri, emsali taşıtların değerlerinden aşağı olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.


      Bu hükmün Harçlar Kanunu bakımından ne şekilde uygulanacağı, 26/12/1990 gün ve 20737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.Buna göre, Bakanlığa intikal eden olaylardan, motorlu taşıtların kasko sigortasına esas bedelden daha düşük bedelle satılması halinde, Gelir veya Kurumlar Vergisi açısından kasko bedelinin mi yoksa gerçek satış bedelinin mi esas alınacağı konusunda tereddütlerin olduğu anlaşılmıştır.


      Gelir ve kurumlar vergisi uygulaması 
bakımından, mükelleflerin satışını yaptıkları motorlu kara taşıtlarına ilişkin esas alacakları tutar, gerçek satış bedelidir. Ancak, gerçek satış bedelinin emsallerine göre bariz bir şekilde düşük beyan edilmesi halinde idarece, taşıtın gerçek satış bedelinin tespiti yoluna gidilebilecektir.Bu tespit işlemi sırasında, diğer unsurlarla birlikte taşıtın satış tarihi itibariyle geçerli olan, kasko sigortasına esas alınan bedelinden de yararlanılabileceği tabiidir denilmektedir.


      Noterlerde yapılan taşıt satışlarında Noter tarafından alınan Harç ve Damga Vergisi, satış bedeli KASKO değerinden yüksekse bu bedel üzerinden, KASKO değerinin altında ise, KASKO değeri üzerinden hesaplanıp alınmaktadır. Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergileri açısından KASKO değerinin esas alınması diye kesin bir yasa hükmü yoktur. Ancak, satılan bir aracın faturada gösterilecek satış bedelinin emsal değerlerden aşağı olmaması gerekir. Bu nedenle, Maliye KASKO değerini emsal olarak almaktadır. Önceleri bu emsali olduğu gibi almaktaydı ve konunun yargıya taşınması ve idare aleyhine kararlar çıkması nedeniyle
Maliye yargıda kaybetmemek için bu tutumunu yumuşattı. Bu çerçevede mükelleflere eğer aracınızın satış değerini KASKO değerinin altında satarsanız ve satış değerini düşük gösterirseniz bu düşüklüğü bir yere kadar kabul ederim demektedir. Maliye, bu çerçevede satış değeriniz KASKO değerinin % 70 ini aşarsa ( yani düşüklük % 30’ dan fazla değilse ) herhangi bir işlem yapmam demektedir. Ayrıca, herhangi bir kaza, yangın, deprem, doğal afet vb. nedenlerle taşıtın değerinin altında satılması durumunda ve bu durumların geçerli bir belge ile kanıtlanması durumunda düşüklük % 30’ dan fazla olsa bile Maliye bu düşüklüğü kabul etmektedir.


      Noterde düzenlenen Araç Satış Sözleşmelerinde gösterilen Satış Bedeli KDV dahil bedeldir. Fatura düzenlenmesi sırasında toplam satış bedelinden KDV iç yüzde ile ayrıştırılarak fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Site Haritası
Üyelik Girişi
Ekonomi Haberleri
Son Dakika Haberler
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 34° 27°